"eruptions" in Turkish
Definition
Aniden ve şiddetli bir şekilde bir şeyin dışarı çıkması; genellikle volkanik lav, gaz ya da kül çıkışı için kullanılır. Ayrıca ciltte döküntü veya duygusal patlamalar için de kullanılabilir.
Usage Notes (Turkish)
En çok 'volkanik' olaylar için kullanılır; tıbbi (cilt döküntüsü) ve duygusal ani patlamalarda da geçerlidir. 'volcanic', 'frequent', 'sudden' gibi sıfatlarla birlikte kullanılır.
Examples
Volcanic eruptions can change the landscape.
Volkanik **patlamalar** manzarayı değiştirebilir.
The doctor said the skin eruptions are harmless.
Doktor, ciltteki **döküntülerin** zararsız olduğunu söyledi.
Scientists study eruptions to understand volcanoes.
Bilim insanları, volkanları anlamak için **patlamaları** inceliyor.
The recent eruptions made travel to the island impossible.
Son **patlamalar** adaya seyahati imkânsız hale getirdi.
After eating strawberries, she got eruptions all over her arms.
Çilek yedikten sonra, kollarında **döküntüler** çıktı.
There were so many eruptions last year, it was all over the news.
Geçen yıl o kadar çok **patlama** oldu ki, her yerde haber oldu.