好きな単語を入力!

"entombed" in Turkish

gömülmüşhapsedilmiş

Definition

Birinin mezara veya kapalı bir yere konulmuş olması; ayrıca tamamen örtülmek veya sıkışıp kalmak anlamında da kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Daha çok edebî veya tarihi metinlerde, şiirsel kullanımlarda geçer; genellikle defin için ama 'buzda gömülmek' gibi mecaz anlamlarda da kullanılır. Günlük dilde yaygın değildir.

Examples

The ancient king was entombed in a pyramid.

Antik kral bir piramide **gömülmüş**.

The miners were entombed after the tunnel collapsed.

Tünel çöktükten sonra madenciler **hapsedilmiş** kaldı.

The treasure was entombed beneath the old castle.

Hazine eski kalenin altında **gömülmüş** durumda.

After the avalanche, the car was entombed in snow for hours.

Çığdan sonra araba saatlerce karın altında **gömülmüş** kaldı.

Centuries-old secrets remain entombed in these ruins.

Yüzyıllar önceki sırlar hâlâ bu harabelerde **gömülmüş** durumda.

He felt entombed by the responsibilities of his new job.

Yeni işinin sorumluluklarıyla kendini **hapsolmuş** hissetti.