"ensnare" in Turkish
Definition
Birisini ya da bir şeyi tuzak veya hile ile yakalamak; aynı zamanda birisini çıkılması zor bir duruma sürüklemek anlamına da gelir.
Usage Notes (Turkish)
‘Ensnare’ daha çok yazılı ve edebi metinlerde kullanılır; günlük konuşmada ‘yakalamak’ veya ‘tuzağa düşürmek’ tercih edilir. 'tuzak', 'ağ', 'oyun' gibi kelimelerle kullanılabilir.
Examples
The hunter tried to ensnare the rabbit with a net.
Avcı, tavşanı ağla **tuzak kurmaya** çalıştı.
They used sweet food to ensnare the mouse.
Fareyi **tuzak kurmak** için tatlı yiyecek kullandılar.
The villain planned to ensnare the hero.
Kötü adam, kahramanı **tuzağa düşürmeyi** planladı.
He felt ensnared by his mountain of debt and couldn't see a way out.
Kendini borç dağının içinde **tuzağa düşmüş** gibi hissediyordu ve çıkış yolu göremiyordu.
The complex contract was designed to ensnare anyone who didn't read the fine print.
Karmaşık sözleşme, küçük yazıları okumayanları **tuzağa düşürmek** için tasarlanmıştı.
Social media can ensnare people, making them waste hours scrolling without realizing it.
Sosyal medya, insanları **tuzağa düşürerek** saatlerce farkına varmadan kaydırmaya neden olabilir.