好きな単語を入力!

"enabler" in Turkish

kolaylaştırıcıolanak sağlayan (olumsuz davranışlarda)

Definition

Enabler, başkalarının bir şeyi yapmasını kolaylaştıran veya destekleyen kişiye ya da şeye denir. Aynı zamanda istemeden de olsa olumsuz davranışların devam etmesine olanak sağlayan kişi anlamında kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

‘Enabler’ kelimesi hem olumlu (‘kolaylaştırıcı değişim’ gibi) hem de olumsuz (‘kötü alışkanlığa olanak sağlayan’) anlam taşıyabilir. Bağlama göre anlam değişir.

Examples

She was an enabler for the team's success.

O, takımın başarısı için bir **kolaylaştırıcı**ydı.

Technology acts as an enabler in modern life.

Teknoloji, modern yaşamda bir **kolaylaştırıcı** görevi görüyor.

He became an enabler of change in his company.

Kendi şirketinde değişimin **kolaylaştırıcısı** oldu.

Sometimes, a friend can be an enabler without even realizing it.

Bazen bir arkadaş, farkında olmadan **olumsuz davranışlarda olanak sağlayan** biri olabilir.

His mother didn't know she was being an enabler to his bad habits.

Annesi, onun kötü alışkanlıklarına **olanak sağlayan** kişi olduğunu bilmiyordu.

Great leaders are often seen as enablers who help others reach their full potential.

Büyük liderler genellikle başkalarının potansiyeline ulaşmasına yardımcı olan **kolaylaştırıcılar** olarak görülür.