"enable to do" in Turkish
Definition
Birinin ya da bir şeyin belirli bir işi yapmasını mümkün kılmak veya bu imkânı sunmak.
Usage Notes (Turkish)
Resmî ve teknik bağlamlarda sık kullanılır. 'enable someone to do something' yapısıyla birine yetkinlik veya imkân kazandırmayı ifade eder. 'allow'dan farklı olarak yetenek ya da imkân vermeye odaklanır.
Examples
This new software enables students to do their homework online.
Bu yeni yazılım, öğrencilerin ödevlerini çevrimiçi **yapmalarını sağlıyor**.
Good internet connection enables us to do video calls easily.
İyi internet bağlantısı, bizim kolayca görüntülü arama **yapmamızı sağlar**.
The key enabled her to open the locked door.
Anahtar, onun kilitli kapıyı **açmasını sağladı**.
This feature enables you to do more in less time.
Bu özellik, daha az sürede daha fazlasını **yapmanı sağlar**.
Advanced training enables employees to do their jobs more effectively.
İleri seviye eğitim, çalışanların işlerini daha etkin **yapmalarını sağlar**.
Her support enabled me to do things I never thought possible.
Onun desteği, bana hiç mümkün olacağını düşünmediğim şeyleri **yapma olanağı sundu**.