"drill in" in Turkish
Definition
Bir şeyi iyice öğrenilene veya akılda kalana kadar tekrar tekrar öğretmek ya da vurgulamak.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle resmi olmayan, eğitim veya ebeveynlikle ilgili ortamlarda kullanılır. Fiziksel delme anlamına gelmez.
Examples
The teacher drilled in the safety rules every day.
Öğretmen her gün güvenlik kurallarını **aşıladı**.
Parents drill in good manners from a young age.
Ebeveynler küçük yaştan itibaren iyi davranışları **aşılar**.
They tried to drill in the importance of honesty.
Dürüstlüğün önemini **aşılamaya** çalıştılar.
My coach really drilled in the basics until I never forgot them.
Antrenörüm temelleri öyle **aşıladı** ki bir daha hiç unutmadım.
It took weeks for them to drill in the company’s procedures.
Şirketin prosedürlerini **aşılamak** haftalar sürdü.
No matter how many times you drill in the message, some people just don’t listen.
Mesajı kaç kere **aşılasan** da bazı insanlar dinlemez.