"drain of" in Turkish
Definition
Birinden veya bir yerden bir şeyi yavaşça tüketmek ya da almak, genellikle onları yorgun veya güçsüz bırakmak.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle enerji, para gibi soyut şeyler için kullanılır ('drain of energy'). Sıvılar için sadece 'drain' kullanılır. Çoğunlukla edilgen yapılır ('was drained of').
Examples
Working late every day can drain you of energy.
Her gün geç saatlere kadar çalışmak sizi **enerjinizden tüketebilir**.
The desert sun will drain you of all your strength.
Çöl güneşi tüm gücünüzü **alabilir**.
The journey drained them of their enthusiasm.
Yolculuk, onların tüm hevesini **tüketti**.
A stressful job can really drain you of hope if you’re not careful.
Stresli bir iş dikkat etmezseniz gerçekten umudunuzu **tüketebilir**.
All those endless meetings just drain me of motivation.
Bütün o bitmek bilmeyen toplantılar beni **motivasyonumdan tüketiyor**.
After weeks of bad news, I felt completely drained of optimism.
Haftalarca kötü haberden sonra tamamen **iyimserliğimden tükenmiş** hissediyordum.