好きな単語を入力!

"dissident" in Turkish

muhalifrejim karşıtı

Definition

Ülkesinin veya grubunun resmi politikalarına kamuya açık şekilde karşı çıkan, özellikle siyasi alanda görülen kişi.

Usage Notes (Turkish)

'Siyasi muhalif', 'sürgündeki muhalif' gibi ifadelerde kullanılır; sıradan anlaşmazlıklarda değil, ilkeli karşıtlık durumlarında geçerlidir.

Examples

The government arrested several dissidents after the protest.

Hükümet, protestodan sonra birkaç **muhalif**i tutukladı.

A dissident spoke out against the new law.

Bir **muhalif**, yeni yasaya karşı konuştu.

Some dissidents live in exile to stay safe.

Bazı **muhalifler** güvende olmak için sürgünde yaşıyor.

Many famous dissidents have inspired movements around the world.

Birçok ünlü **muhalif**, dünya genelinde hareketlere ilham verdi.

In some countries, being a dissident can be very dangerous.

Bazı ülkelerde **muhalif** olmak çok tehlikeli olabilir.

The documentary followed the lives of young dissidents fighting for change.

Belgesel, değişim için mücadele eden genç **muhaliflerin** hayatlarını takip etti.