好きな単語を入力!

"disrepute" in Turkish

kötü şöhretitibarsızlık

Definition

Bir kişinin, kurumun ya da uygulamanın toplumda kötü bir üne sahip olması veya küçük görülmesi durumudur.

Usage Notes (Turkish)

Resmi ve akademik yazılarda tercih edilir; 'kötü şöhrete düşmek', 'itibarsızlığa neden olmak' gibi kalıplarla kullanılır. Gündelik konuşmada nadirdir.

Examples

The company fell into disrepute after the scandal.

Skandaldan sonra şirket **kötü şöhret**e düştü.

He brought his family name into disrepute.

Ailesinin ismini **itibarsızlık**a sürükledi.

The practice is now held in disrepute.

Bu uygulama artık **itibarsızlık** içinde.

Once respected, the politician slowly fell into disrepute after a series of mistakes.

Bir zamanlar saygın olan siyasetçi, bir dizi hata sonrası yavaş yavaş **kötü şöhret**e düştü.

The chef's restaurant fell into disrepute when the food safety issues became public.

Yiyecek güvenliği sorunları ortaya çıkınca, şefin restoranı **itibarsızlık**a düştü.

Thanks to poor leadership, the organization is now struggling to escape disrepute.

Kötü liderlik yüzünden kurum şimdi **kötü şöhret**ten kurtulmaya çalışıyor.