"dispassion" in Turkish
Definition
Kişisel duygulardan etkilenmeden sakin ve adil bir şekilde karar vermek ya da değerlendirmede bulunmak.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle hukuk, bilim veya felsefe gibi resmî bağlamlarda kullanılır. "İlgisizlik" ile karıştırılmamalıdır; burada adalet ve tarafsızlık vurgulanır.
Examples
The judge showed dispassion in her decisions.
Yargıç, kararlarında **tarafsızlık** gösterdi.
Try to view the situation with dispassion.
Duruma **tarafsızlık** ile bakmaya çalışın.
Dispassion is important when making big choices.
Büyük kararlar alırken **tarafsızlık** önemlidir.
She handled the stressful news with total dispassion.
O, stresli haberi tamamen **duygusuzluk** ile karşıladı.
His dispassion made him the perfect person to mediate the argument.
Onun **tarafsızlığı**, onu tartışmayı arabulmak için en uygun kişi yaptı.
In science, dispassion helps researchers find the truth.
Bilimde, **tarafsızlık** araştırmacıların gerçeği bulmasını sağlar.