好きな単語を入力!

"destabilizing" in Turkish

istikrarsızlaştırıcı

Definition

Bir durumu, sistemi veya grubu daha az istikrarlı veya güvende hale getiren.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle politik veya ekonomik olaylar için kullanılır. 'unstable' bir durumu; 'istikrarsızlaştırıcı' ise sebep olan etkiyi anlatır.

Examples

The war had a destabilizing effect on the country.

Savaş, ülke üzerinde son derece **istikrarsızlaştırıcı** bir etki yaptı.

New laws can be destabilizing if people do not understand them.

İnsanlar yeni kanunları anlamazsa bunlar **istikrarsızlaştırıcı** olabilir.

Rumors can have a destabilizing impact on a company.

Dedikodular şirket üzerinde **istikrarsızlaştırıcı** etki yaratabilir.

His destabilizing comments made the team nervous before the big game.

Onun **istikrarsızlaştırıcı** yorumları, büyük maç öncesi takımı gerginleştirdi.

The sudden resignation was highly destabilizing for the leadership.

Ani istifa liderlik için oldukça **istikrarsızlaştırıcı** oldu.

Social media can be destabilizing during times of crisis if not monitored.

Sosyal medya, kriz zamanlarında denetlenmezse **istikrarsızlaştırıcı** olabilir.