"depriving" in Turkish
Definition
Birinin ihtiyacı olan veya istediği bir şeyi elinden almak ya da vermemek.
Usage Notes (Turkish)
'depriving' genellikle 'of' ile kullanılır (ör. 'depriving someone of sleep' – birini uykudan mahrum bırakmak). Genellikle ciddi ve önemli şeylerin kaybı anlamında kullanılır.
Examples
The new rules are depriving workers of their breaks.
Yeni kurallar işçileri molalarından **mahrum bırakıyor**.
Lack of sleep is depriving him of energy.
Uyku eksikliği onu enerjiden **mahrum bırakıyor**.
She was depriving herself of sweets to stay healthy.
Sağlıklı kalmak için kendini tatlılardan **mahrum bırakıyordu**.
By staying late at work every night, he's really depriving himself of a social life.
Her gece geç saate kadar kalarak, gerçekten kendini sosyal hayattan **mahrum bırakıyor**.
Parents worry that too much screen time is depriving kids of outdoor play.
Ebeveynler, çok fazla ekran süresinin çocukları açık hava oyunlarından **mahrum bıraktığından** endişeli.
Cutting funding means you're depriving communities of essential services.
Bütçeyi kesmek, toplulukları temel hizmetlerden **mahrum bırakmak** demektir.