"denouncing" in Turkish
Definition
Birini veya bir şeyi yanlış ya da kötü olduğu için güçlü şekilde eleştirmek ya da kamuoyuna açıklamak.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle haberlerde, politikada veya resmî/açık ortamlarda kullanılır. ‘Yolsuzluğu kınamak’, ‘şiddeti kınamak’ gibi deyimlerde yaygındır. Normal eleştiriden güçlü, aleni suçlama içerir.
Examples
The president is denouncing the recent acts of violence.
Cumhurbaşkanı son şiddet olaylarını **kınıyor**.
They are denouncing corruption in the government.
Onlar hükümetteki yolsuzluğu **kınıyorlar**.
The teacher is denouncing cheating in exams.
Öğretmen sınavlarda kopya çekmeyi **kınıyor**.
Many people are denouncing the company's unfair policies on social media.
Birçok kişi sosyal medyada şirketin adaletsiz politikalarını **kınıyor**.
Activists are denouncing the lack of action against climate change.
Aktivistler iklim değişikliğine karşı hareketsizliği **kınıyor**.
'We're denouncing these lies because people deserve the truth,' the spokesperson said.
'Bu yalanları **kınıyoruz** çünkü insanlar gerçeği hak ediyor,' dedi sözcü.