"crumbled" in Turkish
Definition
Bir şeyin ezilerek veya yıpranarak küçük parçalara ayrılması. Ayrıca fiziksel olmayan şeylerin (kurum, güven gibi) bozulmasını da ifade edebilir.
Usage Notes (Turkish)
'crumbled', genellikle ekmek veya duvar gibi fiziksel nesnelerin dağılması için kullanılır. Ayrıca soyut kavramlarda ('özgüveni ufalandı' gibi) mecazi olarak da geçer. 'crumpled' (buruşmuş) ile karıştırmayın.
Examples
The bread crumbled in my hands.
Ekmek elimde **ufalandı**.
She crumbled the cheese on top of the salad.
Salatanın üzerine peyniri **ufaladı**.
The old wall slowly crumbled over the years.
Eski duvar yıllar içinde yavaşça **dağıldı**.
His confidence crumbled when he heard the bad news.
Kötü haberi duyunca özgüveni tamamen **dağıldı**.
The cookie just crumbled when I tried to pick it up.
Bisküvi almaya çalışınca hemen **ufalandı**.
After the scandal, the entire organization crumbled.
Skandaldan sonra tüm kuruluş **dağıldı**.