"cronies" in Turkish
Definition
Yakın arkadaşlar topluluğu; genellikle siyaset veya iş gibi alanlarda birbirini kayıran ya da menfaat sağlayan grup için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Resmî ya da dostça değil, olumsuz bir anlam taşır; genellikle çıkar için beraber hareket edenler için kullanılır.
Examples
The mayor and his cronies were accused of corruption.
Belediye başkanı ve **yakın dostları** yolsuzlukla suçlandı.
He always goes out to dinner with his cronies.
O her zaman **yakın dostları** ile akşam yemeğine gider.
The boss relies on his cronies for advice.
Patron, tavsiye için **yakın dostlarına** güvenir.
People are tired of the senator and his circle of cronies running everything.
İnsanlar, senatör ve onun **yakın dostlarının** her şeyi yönetmesinden artık bıktı.
Those deals only go to his trusted cronies—it's not fair.
Bu anlaşmalar sadece onun güvenilir **yakın dostlarına** gidiyor—bu adil değil.
My uncle and his old college cronies still meet every year for drinks.
Amcam ve eski üniversite **arkadaşları** her yıl bir araya gelip içki içerler.