好きな単語を入力!

"constricting" in Turkish

sıkıcı (beden için)kısıtlayıcı

Definition

Bedeni rahatsız eden derecede sıkı olan ya da duygusal veya toplumsal olarak özgürlüğü kısıtlayan bir şeyi anlatır.

Usage Notes (Turkish)

'constricting shoes' ya da 'constricting environment' gibi örneklerde, hareketi ya da özgürlüğü zorlaştıran rahatsız edici durumu belirtir. Nesnelere yalnızca hareketi kısıtlıyorsa kullanılır.

Examples

These jeans feel too constricting around my waist.

Bu kot pantolon belimde çok **sıkıcı** geliyor.

He avoids constricting clothing to stay comfortable.

Rahat olmak için **sıkıcı** kıyafetlerden kaçınır.

Many people find rules at school constricting.

Birçok insan okul kurallarını **kısıtlayıcı** buluyor.

That tie feels so constricting—I can't wait to take it off after work.

O kravat çok **sıkıcı**—işten sonra çıkarmak için sabırsızlanıyorum.

Living with his parents again felt a bit constricting after so much freedom at college.

Üniversitedeki o kadar özgürlükten sonra tekrar ailesiyle yaşamak biraz **kısıtlayıcı** geldi.

Sometimes society’s expectations can be really constricting if you want to be different.

Bazen toplumsal beklentiler, farklı olmak istediğinizde gerçekten **kısıtlayıcı** olabilir.