"consorted" in Turkish
Definition
Güvenilmeyen veya şüpheli kişilerle birlikte olmak ya da onlarla zaman geçirmek anlamında kullanılır. Genellikle olumsuz bir anlam taşır.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok resmi veya edebi bağlamda, olumsuz anlamda kullanılır; örn. 'consorted with criminals'. 'Danışmak' veya 'teselli etmek' ile karıştırılmamalı. Geçmiş zamanda kullanılır.
Examples
He consorted with people his family did not trust.
O, ailesinin güvenmediği kişilerle **iş birliği yaptı**.
She was said to have consorted with notorious thieves.
Kendisinin kötü şöhretli hırsızlarla **birlikte olduğu** söylenirdi.
The group consorted with rebels during the war.
Grup, savaş sırasında isyancılarla **iş birliği yaptı**.
Rumors spread that he consorted with dangerous people on the streets.
Sokaklardaki tehlikeli kişilerle **birlikte olduğuna** dair söylentiler yayıldı.
She denied having ever consorted with anyone involved in crime.
Suçla bağlantılı biriyle **birlikte olduğunu** asla kabul etmedi.
It shocked the community that respected leaders had consorted with gang members.
Saygın liderlerin çete üyeleriyle **iş birliği yapmış** olması toplumu şoke etti.