"colluded" in Turkish
Definition
Birileriyle gizlice, özellikle yasa dışı veya dürüst olmayan amaçlarla birlikte hareket etmek.
Usage Notes (Turkish)
Yasal, siyasi veya resmi bağlamlarda kullanılır, gündelik dilde kullanılmaz. Gizlilik ve yanlış bir şey yapma anlamı taşır. 'Cooperate' (=işbirliği yapmak) ile karıştırılmamalıdır.
Examples
The two companies colluded to fix prices.
İki şirket fiyat belirlemek için **gizlice işbirliği yaptı**.
Officials colluded to hide the truth.
Yetkililer gerçeği gizlemek için **işbirliği yaptı**.
The suspects colluded to create a false alibi.
Şüpheliler sahte bir mazeret oluşturmak için **gizlice anlaştı**.
They colluded behind closed doors to influence the outcome of the vote.
Oy sonucunu etkilemek için kapalı kapılar ardında **işbirliği yaptılar**.
Journalists uncovered how executives colluded with suppliers for years.
Gazeteciler, yöneticilerin tedarikçilerle yıllarca nasıl **işbirliği yaptığını** ortaya çıkardı.
The committee found evidence the parties colluded to limit competition.
Komite, tarafların rekabeti sınırlamak için **gizlice anlaştığına** dair kanıt buldu.