"coincident" in Turkish
Definition
Aynı anda, yerde ya da benzer bir şekilde gerçekleşen; tam olarak üst üste gelen veya birebir uyan durumlar için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle teknik ya da bilimsel metinlerde kullanılır, gündelik dilde nadirdir. 'Coincidental' (tesadüfi) ile karıştırmayın; bu kelime tam uyum ve örtüşmenin altını çizer.
Examples
Their birthdays are coincident this year.
Bu yıl doğum günleri **aynı anda**.
The two events were coincident in time.
İki olay, zaman olarak **çakışıyordu**.
Their opinions are coincident on this issue.
Bu konuda onların görüşleri **çakışıyor**.
It’s just coincident that we met at the airport.
Havalimanında karşılaşmamız sadece **çakışma**.
The lines on the map are coincident at this point.
Haritadaki çizgiler bu noktada **çakışıyor**.
Those facts aren’t just coincident—they actually relate to each other.
O gerçekler sadece **çakışan** değil—gerçekten birbiriyle ilişkili.