"chests" in Turkish
Definition
'Chests', boyunda karın arasında kalan vücudun ön bölümü veya değerli eşyaların saklandığı büyük sağlam sandıklar anlamına gelir.
Usage Notes (Turkish)
Hem vücut kısmı hem de sandık anlamında kullanılabilir; anlamı cümleye göre anlaşılır. 'Breasts' veya 'crates' ile karıştırmayın.
Examples
The pirates hid gold in large chests.
Korsanlar altınları büyük **sandıklara** sakladı.
Doctors listened to the patients' chests to check their breathing.
Doktorlar hastaların **göğüslerini** dinleyerek nefeslerini kontrol etti.
We stored our winter clothes in wooden chests.
Kışlık kıyafetlerimizi tahta **sandıklara** koyduk.
Their chests rose and fell as they slept peacefully.
Onlar huzurla uyurken **göğüsleri** yukarı-aşağı hareket etti.
We found some old chests in the attic filled with photos and letters.
Tavan arasında fotoğraf ve mektuplarla dolu eski **sandıklar** bulduk.
After the game, the players pounded their chests in celebration.
Maçtan sonra oyuncular zaferle **göğüslerini** yumrukladılar.