"carry around" in Turkish
Definition
Bir şeyi sürekli yanında bulundurmak ve nereye gidersen götürmek. Ayrıca bir duygu ya da düşünceyi devamlı içinde taşımak anlamında da kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Günlük eşyalar için (çanta, para vb.) ve duygusal yükler için kullanılır. 'Carry out' (uygulamak) ile karıştırılmamalıdır.
Examples
I carry around a water bottle wherever I go.
Nereye gidersem gideyim, su şişemi **yanımda taşırım**.
Do you always carry around your laptop?
Dizüstü bilgisayarını her zaman **yanında taşıyor musun**?
He carries around old photos in his wallet.
Cüzdanında eski fotoğrafları **yanında taşıyor**.
She carries around a lot of stress from work.
İşten çok fazla stresi **yanında taşıyor**.
Why do you carry around so much cash?
Neden bu kadar çok nakit **yanında taşıyorsun**?
Some people carry around regret for years.
Bazı insanlar yıllarca **pişmanlığı yanında taşır**.