好きな単語を入力!

"calcified" in Turkish

kireçlenmişkalsifiye olmuş

Definition

Bir doku, kemik veya maddeye kalsiyum biriktiğinde sertleşmiş olması durumu. Genellikle tıbbi ya da bilimsel alanlarda kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle tıbbi veya bilimsel terminolojide kullanılır; mecaz anlamda çok katı veya değişmeyen yapılar için de söylenebilir.

Examples

The doctor said the artery is calcified.

Doktor damarının **kireçlenmiş** olduğunu söyledi.

Some fossils are calcified remains of plants.

Bazı fosiller, bitkilerin **kireçlenmiş** kalıntılarıdır.

He found a calcified shell on the beach.

Sahilde **kireçlenmiş** bir deniz kabuğu buldu.

Over time, the water pipes became calcified and blocked the flow.

Zamanla su boruları **kireçlenmiş** ve akışı tıkamış.

The report showed calcified tissue around the tumor.

Rapor, tümör etrafında **kalsifiye olmuş** doku olduğunu gösterdi.

Some say the system is so calcified that change is almost impossible.

Bazıları sistemin o kadar **kireçlenmiş** olduğunu söylüyor ki değişim neredeyse imkansız.