"burden with" in Turkish
Definition
Birine ağır, zor ya da hoş olmayan bir sorumluluk veya iş vermek anlamına gelir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle sorumluluk, borç veya sorun gibi durumlarda kullanılır; fiziksel ağırlık için kullanılmaz. Bazen kişiye çok yük yüklendiği için üzüntü veya empati anlatır.
Examples
Don't burden him with your problems.
Sorunlarını onun üzerine **yükleme**.
She felt burdened with too many tasks at work.
İş yerinde çok fazla işle **yüklenmiş** hissediyordu.
Parents should not burden children with adult worries.
Ebeveynler, çocuklara yetişkin endişelerini **yüklememelidir**.
I don't want to burden you with all my complaints, but I need to vent.
Sana tüm şikayetlerimi **yüklemek** istemiyorum ama içimi dökmem gerekiyor.
After his father died, Tom was burdened with all the household bills.
Babası öldükten sonra Tom, evdeki tüm faturalarla **yüklenmişti**.
No one wants to be burdened with unnecessary paperwork.
Kimse gereksiz evrak işiyle **yüklenmek** istemez.