好きな単語を入力!

"bring up against" in Turkish

karşı karşıya getirmek

Definition

Birini zor bir sorun, durum veya gerçekle karşı karşıya getirmek.

Usage Notes (Turkish)

Bu ifade daha çok resmi veya nötr kullanılır; sorunlarla, özellikle 'be brought up against' yapısında sıkça geçer. 'bring up' (konu açmak/çocuk yetiştirmek) ile karıştırma.

Examples

We were brought up against a serious problem during the meeting.

Toplantıda ciddi bir sorunla **karşı karşıya getirildik**.

The plan was brought up against legal challenges.

Plan **hukuki zorluklarla karşı karşıya getirildi**.

They were brought up against facts they could not ignore.

Onlar göz ardı edemeyecekleri gerçeklerle **karşı karşıya getirildiler**.

Sometimes life brings us up against unexpected obstacles.

Bazen hayat bizi **beklenmedik engellerle karşı karşıya getirir**.

He was suddenly brought up against the limits of his own experience.

Birdenbire kendi deneyimlerinin sınırlarıyla **karşı karşıya kaldı**.

Every time I try something new, I’m brought up against my fears.

Her yeni bir şey denediğimde, korkularımla **karşı karşıya kalıyorum**.