"breadwinner" in Turkish
Definition
Ailenin geçimini sağlayan veya en çok parayı kazanan kişi.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle ailede geçimi sağlayan ana kişi için kullanılır; 'sole breadwinner' sadece gelir getiren kişiyi anlatır. Cinsiyetten bağımsızdır; çocuklar veya bağımlılar için kullanılmaz.
Examples
My father was the breadwinner in our family.
Babam bizim ailede **eve ekmek getiren** kişiydi.
Now Maria is the only breadwinner at home.
Şimdi Maria evdeki tek **eve ekmek getiren** kişi.
A breadwinner provides for their family's needs.
Bir **eve ekmek getiren** ailenin ihtiyaçlarını karşılar.
After losing his job, he struggled with not being the breadwinner anymore.
İşini kaybettikten sonra artık **aile reisi** olmadığı için zorluk çekti.
More and more women are becoming the breadwinner in modern families.
Gittikçe daha fazla kadın, modern ailelerde **eve ekmek getiren** oluyor.
When Tom broke his leg, his wife became the temporary breadwinner.
Tom bacağını kırınca, eşi geçici **eve ekmek getiren** oldu.