"bountiful" in Turkish
Definition
Çok olan, bol miktarda bulunan veya cömertçe verilen şey. Genellikle hasat, hediye veya doğa için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Resmi bir kelime olup genellikle hasat, doğal kaynaklar veya cömertlik için kullanılır. "Bountiful harvest" (bereketli hasat) gibi kalıplar yaygındır. Kişiler için nadiren kullanılır.
Examples
The farmers had a bountiful harvest this year.
Çiftçiler bu yıl **bol** bir hasat yaptı.
The garden is full of bountiful flowers in spring.
Bahçede ilkbaharda **bol** çiçekler var.
She made a bountiful feast for her family.
Ailesi için **bol** bir sofra hazırladı.
The region is known for its bountiful natural resources.
Bu bölge, **bereketli** doğal kaynaklarıyla bilinir.
Thanks to the rain, our fruit trees were especially bountiful this season.
Yağmur sayesinde bu sezon meyve ağaçlarımız özellikle **bol** oldu.
He was always bountiful with his time, helping anyone in need.
Zamanı konusunda her zaman **cömertti**, ihtiyacı olan herkese yardım ederdi.