好きな単語を入力!

"billowing" in Turkish

dalgalanankabaran

Definition

Genellikle duman, bulut veya rüzgarda hareket eden kumaşın dalga dalga ve şişerek yayılması durumunu ifade eder.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle 'billowing smoke', 'billowing clouds', 'billowing dress' gibi ifadelerde kullanılır. Sadece hafif dalgalanmadan ziyade güçlü hareket ve dolgunluk hissi verir.

Examples

The billowing smoke rose above the trees.

Ağaçların üzerinde **dalgalanan** duman yükseliyordu.

Her dress was billowing in the wind.

Elbisesi rüzgarda **dalgalanıyordu**.

Clouds were billowing across the sky.

Bulutlar gökyüzünde **dalgalanıyordu**.

The curtains were billowing out the open window, letting sunlight flood the room.

Perdeler açık pencereden **dalgalanarak** odaya güneş ışığını bırakıyordu.

We watched the billowing sails as the boat picked up speed.

Tekne hızlanırken **dalgalanan** yelkenleri izledik.

The fire created billowing clouds of black smoke that could be seen for miles.

Yangın, kilometrelerce uzaktan görülebilen **dalgalanan** siyah duman bulutları oluşturdu.