"ask for trouble" in Turkish
Definition
Sorun veya sıkıntı yaşamanıza neden olabilecek riskli veya akılsızca bir iş yapmak.
Usage Notes (Turkish)
Gündelik konuşmada kullanılır; genellikle birinin tehlikeli veya kötü sonuçlar doğuracak bir iş yaptığını belirtir. 'you're asking for trouble' dediğinizde, birini uyarırsınız. Sorular için kullanılmaz.
Examples
If you swim during a storm, you're asking for trouble.
Fırtınada yüzmek, resmen **bela aramak** olur.
Leaving your bag unattended is asking for trouble.
Çantanı gözetimsiz bırakmak **bela aramak** demektir.
He knew arguing with the teacher was asking for trouble.
Öğretmenle tartışmanın **başını belaya sokmak** olduğunu biliyordu.
Parking in front of a fire hydrant is just asking for trouble.
İtfaiye musluğunun önüne park etmek, tamamen **bela aramak** demektir.
You’re really asking for trouble by ignoring those warning signs.
O uyarı işaretlerini görmezden gelerek gerçekten **başını belaya sokuyorsun**.
Trust me, talking back to your boss is asking for trouble.
Bana güven, patronuna karşılık vermek tam anlamıyla **bela aramak**.