"ants" in Turkish
Definition
Karınca, çok küçük bir böcek türüdür; koloniler halinde yaşar, birlikte yiyecek arar, yuva yapar ve grubunu korur.
Usage Notes (Turkish)
‘Karınca’ sayılabilen bir isimdir: 'bir karınca', 'karıncalar'. 'Bir karınca sırası', 'karınca yuvası', 'ateş karıncası' gibi ifadelerle sık kullanılır. 'Ants in your pants' deyimi doğrudan karınca ile ilgili değildir, yerinde duramamak anlamındadır.
Examples
I saw ants near the sugar jar.
Şeker kavanozunun yakınında **karınca** gördüm.
The ants are carrying a piece of bread.
**Karıncalar** bir parça ekmek taşıyor.
We found ants in the kitchen.
Mutfağımızda **karınca** bulduk.
If you leave cake out, ants will show up in no time.
Pastayı dışarıda bırakırsan, **karınca** hemen gelir.
There were ants all over the picnic blanket.
Piknik battaniyesinin her yerinde **karınca** vardı.
I sprayed the corners because ants kept coming into the house.
Sürekli eve **karınca** giriyordu, bu yüzden köşelere sprey sıktım.