"animosity" in Turkish
Definition
Birine veya bir şeye karşı güçlü bir nefret veya hoşnutsuzluk duygusu, genellikle düşmanca davranışlarla gösterilir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle resmi ve yazılı dilde kullanılır; günlük konuşmalarda nadiren görülür. 'between' ile birlikte sıkça ('animosity between neighbors' gibi) kullanılır. Basit hoşnutsuzluktan çok daha güçlü ve kalıcı düşmanlık anlatır. Hafif anlaşmazlıklar için kullanmayın.
Examples
There is a lot of animosity between the two teams.
İki takım arasında çok fazla **düşmanlık** var.
She could feel the animosity in the room.
Odada **düşmanlığı** hissedebiliyordu.
After years of fighting, the animosity finally faded.
Yıllarca süren kavgadan sonra **düşmanlık** sonunda sona erdi.
There's still some animosity lingering from the last argument.
Son tartışmadan kalan hâlâ biraz **düşmanlık** var.
You can sense the animosity between those coworkers even when they pretend everything's fine.
O iş arkadaşları her şey yolundaymış gibi davransa da aralarındaki **düşmanlığı** hissedebilirsiniz.
Let's try to get through this meeting without any animosity.
Bu toplantıyı herhangi bir **düşmanlık** olmadan geçirelim.