"ambivalent" in Turkish
Definition
Bir kişi veya konu hakkında hem olumlu hem olumsuz duyguların aynı anda yaşanması durumudur.
Usage Notes (Turkish)
Resmi ve analizlerde sıkça kullanılır; oldukça güçlü ve karmaşık duyguları ifade eder. 'ambivalent about' kalıbıyla sık kullanılır. 'Indifferent' (ilgisiz) ile karıştırmayın.
Examples
She feels ambivalent about moving to a new city.
Yeni bir şehre taşınmak konusunda **kararsız** hissediyor.
I am ambivalent about eating dessert every night.
Her gece tatlı yemeye karşı **ambivalan** hissediyorum.
He has ambivalent feelings about his new job.
Yeni işi hakkında **kararsız** duyguları var.
I'm pretty ambivalent about whether we should stay in or go out tonight.
Bu akşam evde mi kalsak yoksa dışarı mı çıksak konusunda oldukça **ambivalan** hissediyorum.
People often feel ambivalent when starting something new.
İnsanlar yeni bir şeye başlarken sıkça **ambivalan** hissederler.
Her voice sounded ambivalent, like she couldn't decide how she really felt.
Sesi **ambivalan** geliyordu; nasıl hissettiğine karar verememiş gibiydi.