"alleging" in Turkish
Definition
Bir şeyin doğru olduğunu kanıt olmadan söylemek, özellikle yanlış veya yasa dışı eylemler için kullanılır. Genellikle haberlerde ve hukuki durumlarda görülür.
Usage Notes (Turkish)
'alleging that...' ve 'alleging a crime' gibi ifadeler hukuki ve resmi ortamlarda sık geçer. Suçlama henüz kanıtlanmamıştır, sadece iddiadır. Sıklıkla suçun, yanlış davranışın ne olduğu belirtilir.
Examples
The newspaper is alleging that the mayor took bribes.
Gazete, belediye başkanının rüşvet aldığını **iddia ediyor**.
She is alleging that her boss treated her unfairly.
O, patronunun kendisine adil davranmadığını **iddia ediyor**.
The company is alleging a competitor stole its idea.
Şirket, bir rakibin fikirlerini çaldığını **iddia ediyor**.
He's alleging that the police didn't follow the rules during his arrest.
O, tutuklanırken polisin kurallara uymadığını **iddia ediyor**.
Several witnesses are alleging different versions of what happened that night.
Birçok tanık, o gece olanlarla ilgili farklı şeyler **iddia ediyor**.
By alleging misconduct, the lawyer hopes to get the case dismissed.
Avukat, suistimali **iddia ederek** davanın reddedilmesini umuyor.