"abstain" in Turkish
Definition
Özellikle oy vermek veya bir etkinliğe katılmak gibi bir şey yapmama kararı almak; genellikle etik veya kişisel nedenlerle uygulanır.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok resmi veya resmiye yakın ortamlarda kullanılır ('abstain from voting' = oylamaya katılmamak). Gündelik kaçınmak fiilleri için yerine 'kaçınmak' veya 'atlamak' ('avoid', 'skip') kullanılır.
Examples
He decided to abstain from eating sweets during the month.
O ay boyunca tatlı yemekten **kaçınmaya** karar verdi.
Several members chose to abstain from the vote.
Birkaç üye oylamadan **çekimser kalmayı** seçti.
If you want to stay healthy, it's good to abstain from smoking.
Sağlıklı kalmak istiyorsan, sigara içmekten **kaçınmak** iyidir.
She always abstains from alcohol at parties because she's driving.
Araba kullandığı için partilerde her zaman alkolden **kaçınır**.
I try to abstain from gossip, but sometimes it's hard.
Dedikodudan **uzak durmaya** çalışıyorum, fakat bazen zor oluyor.
Only three people abstained when the committee took a vote.
Komite oylama yaparken sadece üç kişi **çekimser kaldı**.