"above the fray" in Turkish
Definition
Tartışmalara, çatışmalara veya kaotik durumlara karışmamak; tarafsız kalmak veya çevredeki sorunlardan etkilenmemek.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok resmi ve gazetecilik dilinde karşımıza çıkar; tartışmada taraf tutmayan veya etkilenmeyen kişileri anlatır. Fiziksel konumu değil, tutumu anlatır.
Examples
He tries to stay above the fray during office arguments.
O, ofis tartışmalarında **kavganın dışında** kalmaya çalışır.
Good leaders often remain above the fray in political disputes.
İyi liderler politik tartışmalarda genellikle **çatışmanın üstünde** dururlar.
She was respected for staying above the fray when tensions ran high.
Gerginlik arttığında **kavganın dışında** kaldığı için ona saygı duyuluyordu.
Journalists try to be above the fray, but it's not always easy.
Gazeteciler **kavganın dışında** kalmaya çalışıyor ama bu her zaman kolay olmuyor.
"I just want to stay above the fray and focus on my work," she said.
"Sadece **kavganın dışında** kalmak ve işime odaklanmak istiyorum," dedi.
Even during heated debates, he managed to appear above the fray.
Alevli tartışmalarda bile **kavganın dışında** gibi görünüyordu.