"stick to your guns" in Turkish
Definition
Başkaları ikna etmeye çalışsa da kendi görüşünden ya da kararından vazgeçmemek.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok günlük konuşmada kullanılır, 'Ben kararımda ısrar edeceğim' gibi. Bazen olumlu, bazen inatçılık olarak algılanabilir.
Examples
She decided to stick to her guns and refused to change her answer.
O, **kararında ısrar etti** ve cevabını değiştirmedi.
If you believe you are right, you should stick to your guns.
Eğer haklı olduğunu düşünüyorsan, **kararında ısrar etmelisin**.
He always sticks to his guns during debates.
O, tartışmalarda her zaman **kararında ısrar eder**.
My friends tried to convince me, but I stuck to my guns and didn't change my mind.
Arkadaşlarım beni ikna etmeye çalıştı ama ben **kararımda ısrar ettim** ve fikrimi değiştirmedim.
It's not easy to stick to your guns when everyone disagrees with you.
Herkes sana karşı çıkınca **kararında ısrar etmek** kolay değildir.
Sometimes you have to stick to your guns to get what you want.
Bazen istediğini almak için **kararında ısrar etmek** gerekir.