"shadowless" in Turkish
Definition
Hiç gölgesi olmayan veya gölge oluşturmayan; genellikle çok parlak ve eşit bir ışıkla oluşur.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle bilimsel, tıbbi veya edebi ortamlarda kullanılır. 'shadowless lamp' ameliyathanelerde kullanılan özel bir ışıktır. Günlük konuşmalarda nadirdir.
Examples
The room was so bright, it seemed shadowless.
Oda o kadar parlaktı ki, neredeyse **gölgesiz** gibiydi.
A shadowless lamp is used in surgery.
Cerrahide **gölgesiz** bir lamba kullanılır.
Her face looked almost shadowless in the sunlight.
Yüzü güneş ışığında neredeyse tamamen **gölgesiz** görünüyordu.
The midday sun made everything around us strangely shadowless.
Öğle güneşi etrafımızdaki her şeyi tuhaf bir şekilde **gölgesiz** yaptı.
In old legends, ghosts are often described as shadowless beings.
Eski efsanelerde, hayaletler genellikle **gölgesiz** varlıklar olarak tasvir edilir.
The scientist admired the shadowless quality of the light in the lab.
Bilim insanı laboratuvardaki ışığın **gölgesiz** niteliğine hayran kaldı.