"set out your stall" in Turkish
Definition
Niyetini, görüşünü veya planlarını çok net bir şekilde ortaya koymak, özellikle bir tartışmanın başında ya da yeni bir şeye başlarken. Kökeni, pazarda tezgahta ürünleri düzenlemekten gelir.
Usage Notes (Turkish)
Bu deyim özellikle İngiliz İngilizcesinde ve iş hayatı gibi resmi ortamlarda kullanılır. Gerçek anlamda tezgah açmak değil, görüşünü net şekilde belirtmek demektir.
Examples
At the meeting, she set out her stall about the project goals.
Toplantıda, proje hedefleri hakkında **tavrını açıkça ortaya koydu**.
It's important to set out your stall when joining a new team.
Yeni bir takıma katılırken **tavrını açıkça ortaya koymak** önemlidir.
The candidate set out his stall during the debate.
Aday, tartışma sırasında **tavrını açıkça ortaya koydu**.
He likes to set out his stall early, so everyone knows where he stands.
O, baştan **tavrını açıkça ortaya koymayı** sever, böylece herkes onun nerede durduğunu bilir.
If you set out your stall well, you can convince others to support your idea.
Eğer **tavrını iyi ortaya koyarsan**, başkalarını fikrine ikna edebilirsin.
The coach set out his stall before the season started, making his expectations clear to the players.
Antrenör sezon başlamadan önce **tavrını net bir şekilde ortaya koydu** ve oyunculara beklentilerini açıkladı.