Ketik kata apa saja!

"peacemaker" in Turkish

arabulucubarış yapıcı

Definition

Başkalarının arasındaki anlaşmazlıkları çözen ve kavgadan çok barışı teşvik eden kişi.

Usage Notes (Turkish)

'Arabulucu' ve 'barış yapıcı' çoğunlukla olumu bir anlam taşır, aile içinde ya da uluslararası düzeyde kullanılabilir. Resmi bir unvan değildir. 'Barış yapıcı rolünde olmak' gibi beraber kullanılabilir.

Examples

He is always the peacemaker when his friends argue.

Arkadaşları tartışınca her zaman **arabulucu** olur.

A good peacemaker listens to both sides.

İyi bir **arabulucu** her iki tarafı da dinler.

She acted as a peacemaker between her siblings.

Kardeşleri arasında **arabulucu** rolünü üstlendi.

It's not easy being the peacemaker in a heated debate.

Alevli bir tartışmada **arabulucu** olmak kolay değildir.

Whenever there's trouble at work, Mark turns into the office peacemaker.

Ofiste sorun çıkınca, Mark ofisin **arabulucusu** olur.

Some people see being a peacemaker as a sign of strength, not weakness.

Bazı insanlar **arabulucu** olmayı zayıflık değil, güç gösterisi olarak görür.