"out of circulation" in Turkish
Definition
Artık kullanılmayan veya aktif olmayan şeyler ya da sosyal hayattan çekilmiş kişiler için kullanılır. Para, eşya veya insanlar için geçerlidir.
Usage Notes (Turkish)
Çoğunlukla geçerliliğini yitiren para veya sosyal çevreden uzaklaşan kişiler için kullanılır. 'Stokta yok' ya da 'arıza' anlamına gelmez.
Examples
These coins are out of circulation now.
Bu madeni paralar artık **dolaşımdan kalkmış** durumda.
He has been out of circulation since his surgery.
Ameliyatından beri o **dolaşımdan kalktı**.
This book was out of circulation for years.
Bu kitap yıllarca **dolaşımdan kalkmıştı**.
Sorry, I'm kind of out of circulation these days—too much work!
Üzgünüm, son zamanlarda iş çok; ben biraz **dolaşımdan kalktım**.
After their breakup, she wanted to stay out of circulation for a while.
Ayrılıktan sonra, bir süre **dolaşımdan uzak durmak** istedi.
That model of phone has been out of circulation since last year.
O telefon modeli geçen yıldan beri **dolaşımdan kalkmış** durumda.