Ketik kata apa saja!

"nauseating" in Turkish

iğrençmide bulandırıcı

Definition

Bir şeyi görünce ya da koklayınca mide bulantısına sebep olan, çok rahatsız edici veya tiksindirici bir şeydir.

Usage Notes (Turkish)

Hem fiziksel hem de duygusal tiksinti için kullanılır. 'Nauseous' kendini kötü hissetmek; 'nauseating' ise bu hissi oluşturmak anlamında.

Examples

The smell in the kitchen was nauseating.

Mutfaktaki koku **iğrenç**ti.

The sight of rotten food is nauseating.

Çürümüş yiyecek görmek **iğrenç**tir.

The medicine had a nauseating taste.

İlacın tadı **mide bulandırıcı**ydı.

What he said about her was just nauseating.

Onun hakkında söyledikleri tam anlamıyla **iğrenç**ti.

I find reality shows absolutely nauseating sometimes.

Bazen reality şovları tamamen **iğrenç** buluyorum.

The thought of eating bugs is nauseating to me.

Böcek yemek düşüncesi bana **iğrenç** geliyor.