"multitask" in Turkish
Definition
Tek bir işe odaklanmak yerine aynı anda iki veya daha fazla işi yapmak.
Usage Notes (Turkish)
İş ve teknoloji ortamlarında sık geçer. 'Çoklu iş yapabiliyor/yapamıyor' veya 'çoklu görevde iyi' gibi kullanılır. Her zaman verim anlamına gelmez; bazen verimsizliği de ima edebilir. Spor gibi fiziksel aktiviteler için kullanılmaz.
Examples
I can multitask while cooking and talking on the phone.
Hem yemek yapıp hem telefonda konuşarak **aynı anda birden fazla iş yapabilirim**.
Many people try to multitask at work.
Birçok kişi işte **aynı anda birden fazla iş yapmaya** çalışıyor.
It's hard for children to multitask.
Çocuklar için **aynı anda birden fazla iş yapmak** zordur.
I'm not great at multitasking—I prefer to focus on one thing.
Ben **çoklu görev yapma** konusunda iyi değilim—tek bir işe odaklanmayı tercih ederim.
Do you think it's really possible to multitask effectively?
Sence gerçekten etkili bir şekilde **çoklu görev yapmak** mümkün mü?
She likes to multitask to save time during her busy mornings.
Yoğun sabahlarında zaman kazanmak için **aynı anda birden fazla iş yapmayı** seviyor.