"invest your time in" in Turkish
Definition
Zamanını gerçekleştirmek istediğin bir etkinlik, proje veya kişiye değerli olduğuna inandığın için harcamak.
Usage Notes (Turkish)
Zamanı değerli bir kaynak olarak vurgulamak için kullanılır. Genellikle çalışmalar, ilişkiler ve projeler için tercih edilir. Küçük, anlık işler için kullanılmaz.
Examples
It's important to invest your time in learning new skills.
Yeni beceriler öğrenmeye **zamanını yatırmak** önemlidir.
She wants to invest her time in helping others.
Başkalarına yardım etmeye **zamanını yatırmak** istiyor.
You should invest your time in what makes you happy.
Seni mutlu eden şeye **zamanını yatırmalısın**.
If you invest your time in your friends, your relationships will grow stronger.
Arkadaşlarına **zamanını yatırırsan** ilişkilerin güçlenir.
Many people invest their time in social media, but forget real-life connections.
Birçok insan sosyal medyaya **zamanını yatırıyor** ama gerçek ilişkileri unutuyor.
I wish I'd invested my time in something more productive last year.
Keşke geçen yıl **zamanımı daha verimli bir şeye yatırsaydım**.