"in a rut" in Turkish
Definition
Hayatında sürekli aynı şeyleri yapmaktan sıkılıp değişiklik yapamama hali.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle iş veya günlük hayattaki tekdüzelik anlatılır. 'Rutinine takılmak' ya da 'rutinini kırmak' gibi kullanılır.
Examples
I feel in a rut at work.
İş yerinde **rutine bağlandığımı** hissediyorum.
She realized she was in a rut and wanted a change.
Bir **monotonluktay** olduğunu fark etti ve değişiklik istedi.
After doing the same thing every day, he got in a rut.
Her gün aynı şeyi yaptıktan sonra, o **rutine bağlandı**.
You seem a bit in a rut lately—do you want to try something new this weekend?
Son zamanlarda biraz **monotonlukta** gibisin—bu hafta sonu yeni bir şeyler denemek ister misin?
Whenever I'm in a rut, traveling helps me break free.
Ne zaman **rutine bağlansam**, seyahat etmek bana iyi gelir.
He hates feeling in a rut and always looks for new challenges.
**Monotonlukta** olmayı hiç sevmez ve daima yeni meydan okumalar arar.