"give a bloody nose" in Turkish
Definition
Birini öyle bir şekilde vurmak ki burnundan kan gelsin; mecazen ise ağır bir yenilgi veya zarar vermek anlamında da kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
'burnunu kanatmak' ifadesi gündelik konuşmada kullanılır; hem fiziksel hem de mecazi anlamda (biriyle ciddi şekilde baş etmek) yer alır.
Examples
He gave a bloody nose to his opponent in the fight.
Rakibinin **burnunu kanattı** dövüşte.
Be careful not to give a bloody nose when you play rough.
Sert oynarken **burnunu kanatma**, dikkat et.
The bully threatened to give him a bloody nose.
Zorba, ona **burnunu kanatmakla** tehdit etti.
Our team really gave a bloody nose to the champions last night.
Takımımız dün gece şampiyonların **burnunu fena kanattı**.
Don't mess with her—she'll give you a bloody nose if you cross her.
Onunla uğraşma—sana **burnunu kanatır**.
He didn't just win—he gave his rival a bloody nose in the debate.
O sadece kazanmakla kalmadı, rakibinin **burnunu kanattı** tartışmada.