"get your foot in the door" in Turkish
Definition
Bir işte, şirkette ya da sektörde ileride daha fazla fırsat sağlayabilecek ilk fırsatı bulmak veya başlamak.
Usage Notes (Turkish)
Resmi olmayan, genelde iş, sektör veya eğitimde ilk şanslar için kullanılır. Örneğin: 'staj yaparak ilk adımı atmak'.
Examples
An internship helped him get his foot in the door at the company.
Bir staj ona şirkette **ilk adımı atmak** konusunda yardımcı oldu.
Volunteering is a good way to get your foot in the door.
Gönüllülük yapmak, **ilk adımı atmak** için iyi bir yol.
She took a small job just to get her foot in the door.
Sadece **ilk adımı atmak** için küçük bir iş aldı.
Networking events can really help you get your foot in the door in the industry.
Networking etkinlikleri sektörde **ilk adımı atmak** için gerçekten faydalı olabilir.
He hoped this part-time job would let him get his foot in the door for a full-time position later.
Bu yarı zamanlı işin, ona ileride tam zamanlı pozisyon için **ilk adımı atmak** şansı vereceğini umuyordu.
Sometimes you just need to get your foot in the door and prove yourself from there.
Bazen sadece **ilk adımı atmak** yeterlidir, sonrasında kendini kanıtlayabilirsin.