Ketik kata apa saja!

"finest hour" in Turkish

en şanlı anen parlak zaman

Definition

Bir kişi veya grubun, özellikle zorluk anında, en başarılı, cesur veya gurur verici ânı.

Usage Notes (Turkish)

Resmî ve edebî ortamlarda, genellikle tarihi olaylar veya olağanüstü başarı ve cesaret anlarını anlatmak için kullanılır. Gündelik başarılar için uygun değildir.

Examples

Winning the championship was the team's finest hour.

Şampiyonluğu kazanmak, takımın **en şanlı anıydı**.

The rescue workers' finest hour was saving the children from the flood.

Kurtarma görevlilerinin **en parlak zamanı**, çocukları selden kurtardıkları andı.

For many, landing on the moon was humanity's finest hour.

Birçok kişi için Ay'a iniş, insanlığın **en şanlı anıydı**.

Saving her family from the fire truly was her finest hour.

Ailesini yangından kurtarması gerçekten onun **en şanlı anıydı**.

This could be our country's finest hour if we work together.

Birlikte çalışırsak, bu ülkemizin **en parlak zamanı** olabilir.

The speech during the crisis was remembered as the president's finest hour.

Kriz sırasında yapılan konuşma, başkanın **en şanlı anı** olarak hatırlandı.