"fine line" in Turkish
Definition
Birbirine çok yakın iki durum veya kavram arasındaki çok ince, kolay fark edilmeyen bir ayrımı ifade eder.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle 'There's a fine line between X and Y' gibi deyimlerde, iki davranış veya durum arasındaki ince farkı anlatmak için kullanılır.
Examples
There is a fine line between confidence and arrogance.
Kendine güven ile kibir arasında **ince bir çizgi** var.
It's a fine line between helping and interfering.
Yardım etmek ve karışmak arasında **ince bir çizgi** vardır.
Teachers walk a fine line between being friendly and being too strict.
Öğretmenler, arkadaşça olmakla fazla katı olmak arasında **ince bir çizgide** yürürler.
It’s such a fine line—one joke and the mood could totally change.
Gerçekten **ince bir çizgi**—bir şaka ile hava tamamen değişebilir.
He tends to cross that fine line between being honest and being rude.
O, dürüst olmakla kaba olmak arasındaki **ince çizgiyi** aşmaya meyilli.
There’s a fine line between taking a risk and making a reckless decision.
Risk almakla pervasızca karar vermek arasında **ince bir çizgi** vardır.