"engage with" in Turkish
Definition
Biriyle veya bir şeyle aktif ve düşünceli bir şekilde iletişim kurmak veya etkileşimde bulunmak, dahil olmak.
Usage Notes (Turkish)
Akademik, iş ve eğitimde sık kullanılır. 'Engage with content' gibi ifadelerde yalnızca izlemek değil, aktif katılım veya düşünceli yaklaşım ifade edilir.
Examples
Teachers want students to engage with the lessons.
Öğretmenler öğrencilerin derslerle **ilgilensin** istiyor.
It is important to engage with new cultures when you travel.
Seyahat ederken yeni kültürlerle **etkileşimde bulunmak** önemlidir.
How do you usually engage with social media?
Genellikle sosyal medyayla nasıl **etkileşimde bulunuyorsun**?
I try to engage with articles online instead of just scrolling.
Sadece kaydırmak yerine internet makaleleriyle **etkileşimde bulunmaya** çalışıyorum.
The company encourages employees to engage with new ideas.
Şirket, çalışanların yeni fikirlerle **ilgilensin** diye teşvik ediyor.
Have you ever tried to really engage with someone you disagree with?
Fikir ayrılığı yaşadığın biriyle gerçekten **iletişim kurmayı** denedin mi?