"drop like flies" in Turkish
Definition
Bu deyim, çok sayıda insanın veya şeyin kısa sürede art arda hastalanması, başarısız olması veya ölmesi anlamına gelir.
Usage Notes (Turkish)
Günlük konuşmada kullanılır, genellikle hastalık veya başarısızlık gibi olumsuz olayların bir gruba hızla yayıldığını anlatır. Gerçek sinekler için kullanılmaz.
Examples
People were getting sick and dropping like flies at the office.
Ofiste insanlar hızla hastalanıyor ve **birer birer düşüyordu**.
After the virus started spreading, the players dropped like flies.
Virüs yayılmaya başladığında oyuncular **birer birer düştü**.
The old machines were dropping like flies during the heatwave.
Sıcak hava dalgasında eski makineler **birer birer bozuldu**.
Half our classmates dropped like flies after eating that cafeteria food.
O yemekten sonra sınıf arkadaşlarımızın yarısı **birer birer düştü**.
By the end of the hike, we were so tired, we just dropped like flies.
Yürüyüşün sonunda o kadar yorulmuştuk ki, hepimiz **birer birer düştük**.
Last winter, employees were dropping like flies because of the flu—no one was left in the office!
Geçen kış, grip yüzünden çalışanlar **birer birer düştü**—ofiste kimse kalmadı!