"dissuade" in Turkish
Definition
Birine bir şeyi yapmaması için gerekçeler veya uyarılarla ikna etmek.
Usage Notes (Turkish)
'Dissuade' çoğunlukla 'from' ile kullanılır (örn. 'birini bir şey yapmaktan vazgeçirmek'). 'Persuade' (birini ikna etmek) ile karıştırmayın. Daha resmi bir kelimedir.
Examples
She tried to dissuade him from going outside in the storm.
O, fırtınada dışarı çıkmasını **vazgeçirmeye** çalıştı.
His parents dissuaded him from quitting school.
Ailesi onu okulu bırakmaktan **vazgeçirdi**.
No one could dissuade her from following her dreams.
Onu hayallerinin peşinden gitmekten **caydırabilen** olmadı.
My friends tried to dissuade me, but I went anyway.
Arkadaşlarım beni **vazgeçirmeye** çalıştı ama ben yine de gittim.
Nothing you say will dissuade me from this decision.
Ne söylersen söyle, bu karardan beni **vazgeçiremezsin**.
He was determined, and not even his mentor could dissuade him.
Kararlıydı, mentoru bile onu **vazgeçiremedi**.